Güneşin kavurduğu bir öğleden sonra Selin Şekerci sahilde uzanıyordu

İçinden gelen arzular onu çıldırtıyordu

Kumsalda tek başına hissediyordu içinde bir boşluk

Dalgalar bedenini okşarken aklına çılgın fanteziler geliyordu

Aniden uzaktan bir kayık yaklaşıyordu

İçinden gizli bir arzu yükseldi

Gözleri kıyıya doğru kaydı

Selin ayaklarını çıplak kuma bastı

Vücudundaki her damar titriyordu

İçindeki tutku gitgide yükseliyordu

Rüzgar saçlarını dağıtırken Gizem ufka doğru baktı

Bir kadın sahilde uzanmıştı tenini güneşe teslim etmişti

İçindeki coşku onu sarıyordu

Selin sulara doğru ilerledi

Dalgaların arasında kayboldu

İşte o an dünya değişti

Gizem sanki yeniden doğdu

İçindeki tutku serbest kaldı

Azra Ünsal benzer çekicilik kuşattı